İnsan ikilemlerin yol ayrımına geldiğinde geri dönüş yollarının bir hayli uzağında
kalmış demektir. Kavgalar yol ayrımının ilk durağıdır ve anlaşmazlığa varan
noktada son adımlar atılır işte. Kararlılık ayrılığa iten sebeplerin ötesinde
bir köye varıyorsa sonuçlar teferruattır. Muhakkak ki ayrılık yoluna girdiğinde gurur da
yapar insan çoğu kez. Keza Nader gibi. Ya da attığı adımdan geri dönemez keza
Simin gibi. Ayrımlar haklılığa inanmaktır ve inanmanın diğer bir yüzü kendini
yolunu çizmektir.
Geçmiş ve Gelecek
Ayrımı
Geleceği düşünmek bugünü öldürür ve Simin için bugün geride kalmıştır. Simin ,
filmin açılış sekansında mahkeme odasında geleceği için savaşan kadın portresi
çizer. Onun nazarında bugüne ait bir
umut yoktur ve başka bir yerde gelecek umut vaad etmektedir. Herşeyi karşına
almanın bir yükü vardır. Geride bırakılacak bir eş ve gerekirse bir evlat.
Simin ayaklarının üzerinde durmayı her şeyden öte görmektedir.
Uzaklara gitmek arzu edilen değişimlere ve başlangıçlara her zaman tekabül
etmez ve geçmişi yok saymak da her zaman kesin doğru değildir. Yaşam
standartlarına inanmaz Nader, aslolan insanın standardıdır. Geçmişini öteye
itemez zira geçmiş onun aslolan parçasıdır.
Nadir ve Simin geçmişin bağları ve geleceğin umudu arasına
sıkışır kalır. Ortak kaygıları kızlarıdır. İyiyi ve kötüyü en yalın haliyle
gören ve her şeyi olduğu gibi kabul etmek zorunda kalan kızları. Termeh bir
umudun peşinde ayrımları kapatmaya çalışan ve ilişkininin bugününü temsil eden
kişidir.
İkilemler ve Gerçekler
Gerçek yalana bulandıkça temizlemesi zor olur ve ilişkilerin,olayların
çarpıtılan tarafları hep örtbas edilir. Nader doğmamış bir çocuğun ölümüne
sebebiyet ile suçlanırken Termeh’i kaybetmemek uğruna yalanın esiri olur. Bir
yalanla yaşamak, hapiste geçireceği yıllara nazaran küçük bir bedeldir. Her
insan her suçu işleyebilir yeter ki şartlar ve duygular insanı o duruma
sürükleyiversin. Keza dini inancını her şeyin üzerinde tutan Razieh. Karnındaki
bebeği öldüğünde eşinden korktuğu için kendi hatasıyla çocuğunu düşürdüğünü
anlatamaz. Filmin bir sahnesinde Razieh’in eşi Hodjat “
Neden karılarımızı ve çocuklarımızı hayvan gibi dövdüğümüzü düşünüyorsunuz?”
diyerek önyargılara bir tekme atar fakat mevzu şiddetin açığa çıkmasından
ziyade onun varolduğunu bilmek değil midir? Razieh her zaman korkunun esiri
olacaktır.
Hodjat da sinirlerine hakim olamayan,parmaklıkların öte tarafını iyi bilen bir
karakter. Adaleti bir kez olsun yanına aldığını düşündüğü an Nader’in bebeğinin
ölümünden sorumlu olduğuna inanır. Bir yandan Nader’in hapiste yatmasını
isterken diğer yandan borçlarından kurtulabilmek için kan parasını istemektedir.
İkilemler arasında kalır, para her zaman tatlıdır.
Simin ise diğer karakterlerin ikilemlerinin,yalanlarının
üzerinde herkes için doğru yolu bulmaya çalışan bir mekanizma gibidir. Olayların
uzağında hem Nader’i n hapse düşmesini istemez hem de diğer ailenin içinde
bulunduğu durumdan kurtulmasını arzu eder. Nader’den Simin’i ayıran en önemli
özellik budur. Nader her zaman doğrucu olmaya çalışırken bir yalanı
sürdürmüştür ve haklı olduğu noktada iyiliğin ötesine taşınacak bir durum
görmemektedir. Nader bencilliğin emsalidir. Simin ise doğruluklardan ziyade iyiliğin
ve akılcılığın temsilidir.
Mutlak Sonuç
Uğraşlar boşa çaba sarfetmekten öteye gidemedikçe ayrılığın
kapıları daha bir geniş açılır. Her adım karşı taraftan beklenir. Nader
gururunun esiri olmuştur ve gururu yanınıza aldığınızda mutsuzluğun da çaresine
bakmalısınız. Simin ise kırılmıştır. Eşinden çaba sarfetmesini beklemiştir.
Karakter sorunları en çok da ayrılık kararı alındığında gün yüzüne çıkıyor.
İkilemlerin ağına düşmüş son kişi de Termeh’tir. Onun vereceği karar
kaybedilmiş bir davanın sadece sonucudur. Sonuç önemli midir? Ayrılık
geldiğinde pek de değildir. Mahkeme salonu soğukluğunda bir gelecek de Termeh’i
beklemektedir.