Funny Games tarzı gerilim filmi arayanlara tavsiye edilir. Onun seviyesinde değil kesinlikle. Ama sağlam gideri var. Başroldeki dostumuzu Black Mirror'dan hatırlarsınız. Olmadı onun hatırına izleyiverin.
SİYAD üyeleri 43. kez Türk Sineması Ödüllerini vermek için bir araya gelmişler ve adayları belirlemişler. Adayların tam listesini yazının son kısmına kopyala yapıştırıcam. Evvelinde bir kaç kelam etmek iyi olur.


1) Ferzan Özpetek yeni filmi 'Sonra Ağlayacağım' da Cem Yılmaz'la beraber çalışacakmış. Cem Yılmaz yapım aşamasında destek oluyormuş Özpetek'e. Cem Yılmaz'ı gay görürseniz şaşırmayın.
Yazıma çocukluk çağı geleneksel sorusuyla başlıyorum: Büyüyünce ne olacaksın?

Blogu takip eden beni bilir diycem ama pek bildiğinizi sanmıyorum. Zira ayda 1 yazıyı zar zor yazan ben bi kıvılcım beklerim. O kıvılcımı alır...
Dedim madem bu blogda ben de varım benim acilen bi yazı yazmam şart.
-Gümrük Muhafaza nedir? Adı üstünde benim izah etmeme gerek var mı!
-Vardır, varrdırr...
-Demek var! Şimdi Gümrük Muhafaza gümrüğü muhafaza eder. Gümrük Muhafaza olmasaydı mazallah gümrüğü kim muhafaza edecekti.
Peki gümrük nedir? Gümrük muhafaza edildiğine göre önemli bi şeydir. Dikenli tel vatanın kenar süsüdür. Kenar süs deyip geçmeyin. Kenar süs neye yarıyor? Haritada böyle bakınca ülkeni memleketini hemen görüveriyorsun. Sevgili Hisli Hisarlılar, hem hisli hem zekisiniz. Ve söylediklerimi anlıyorsunuz değil mi?...
Kim bilebilirdi ki Kemal Sunal'ı son kez Propaganda'da izleyeceğimizi! Daha çekeceği filmler vardı. Onu Şener Şen gibi olgun döneminde olgun filmlerde de görecektik. Ama nasip değilmiş.
Günümüz açılım tartışmaları için de anlamlı bi filmdir. Ortada yıllarını beraber geçirmiş bi halk vardır. İnsansınızdır siz devlet gibi düşünmezsiniz, düşünemezsiniz. Devlet(ler) aranıza bi çizgi çekmeye karar verir. Sizden de buna uymanız istenir. O çizginin neresinde kaldığınıza göre devletten muamele görürsünüz.. Veya en kötüsü muamele bile görmessiniz... Unutulup gidersiniz.
Yaşlı bir amca, durum budur ya, normalde kahvehaneye gitmesi gerekirken kendini gençlerin takıldığı bir mekanda bulur. Eee bunlar da gençlik işte. Başlarlar gazi madalyalı amca ile taşşak geçmeye... Ancak durumdan rahatsızlığını gözleri ile açıkca belli eden kartal gözlü Cüneyt vardır mekanın köşe gönderinde.
Muhabbeti usulca dinler önce. Dinlemesini bilir yani. Taa kiii, amcanın gazi madalyasını alan gencin canlı halini görene kadar...(reklam etkisi)
Ve olaylar şu muhabbetle vuku bulur:
Olay Cüneyt Arkın'la 'Canına Susayan Yaş 35 Bıyıklı' arasında geçer;
-Kara günleri kahraman omuzlarında taşıyarak bu ak günlere erdiren bu kahram gaziye nasıl sataşırsınız. Bir istiklal madalyasının süslediği ihtiyar savaşçı ile nasıl alay edersiniz ulen!
-Sen hangi şarkıyı söylüyosun heaa!
-Çıkın gidin burdan. Döverim seni, hepinizi döverim ulen!
-Döversin demek. Biz çok dayak attık senin gibi 'vatan namus natali kambus' diyenlere.
Birisi gelir, diyaloğa giren 'taşşak geçici başı'nın kulağına Cüneyt'in nasıl yıkılmaz biri olduğundan bahseder.
-Burdan gidiyoruz arkadaşlar. Ama bir gün görüşücez.
-Tankla, topla falan beklerim... Uçakla, ağır sanayi hamlenizle falan...

Cüneyt Arkın Kariyeri: 267 filmde oyuncu, 26 filmde yönetmen, 17 filmde senarist, 5 filmde yapımcı. Sözün bittiği yerdeyiz.)
- Eskiden bi sosyalizm umudu vardı amına koyayım. Şimdi onu da yaktılar. Yiktılar amina koyayım. Karıları şimdi gelip orospuluk yapayi. Erkekleri de fabrika demirlerini yağmalayi.
Evden dışarı çıkıp karlı dağları süzer, iyice beyninize nakşedersiniz. Rüzgari ölesiye yemek istersiniz ve yersiniz. Sonbaharını yaşayan adamın aşkına şahit olursunuz. Sonbaharınız olduğunu bildiğiniz halde aşkın peşinden gitmek isteyip de gidememenin ne demek olduğunu görürsünüz. Birkaç ay sonra o yolda olacağınızı bildiğinizden cenaze yolundan geri adım atarsınız. Hayata karşı durmak istercesine azgın Karadeniz dalgalarına karşı gelirsiniz. Hayatınızın baharında size sonbaharınızı yaşatanlara karşı çığlık atarsınız…Çığlığı sizden başka duyanın olmadığını da bilirsiniz...

97 senesinde üniversitede okuyan genç Yusuf hapisheneye girer. 10 sene sonra devlet evladına kıyamaz ve bilmemkaçıncı maddeyi kullanarak Yusuf'u hapishaneden çıkarır. Yusuf hastadır. Bir kaç ay ömrü kalmıştır. Sonbahar'ını yaşamak üzere sığınabileceği tek yarinin, ana'sının yanına gider, Artvin'e. Yusuf'la beraber melankolik bir sonbahar havası alırsınız.
Özcan Alper'in ilk sinema deneyimi. Başrollerde Onur Saylak ve Megi Kobaladze var. Uluslararsı festivallerden 28 ödül toplama başarısına sahip. Müzikleri ayrı bi güzel. Hele filmin bitişindeki müzik yok mu! 'Daim Yusuf orti?' Bir müzik, filmin sonunu bu kadar iyi kılabilir ancak. Daha iyisi yapılana kadar en iyi son da budur. Sadece müzik değil tabiki. Filmin sonunda ki kadraj hareketleri de müziği destekler. Ve size mükemmeli sunar.

Sinema tarihinde bazı anlatılar var ki her yeniden ele alındığında yalnızca tekrar etmez, aynı zamanda dönüştürülür. Henüz geçen sene anlatı...