Evin bu alt kattan bile şehre hâkim bir nezareti vardı. Dün hele akşama doğru âdeta düzelmiş olan hava yine berbatlaşmıştı. Yağmur yağıyor, kumsala biteviye dalgalar gelip yayılıyor ve bütün limanda, ufuklara kadar tekmil Karadeniz’de yine hiç bir vapur, hiç bir gemi görülmüyordu. Sicim gibi yağan yağmurdan, karşı sırtta Soğuksu mahallesi uzak ve müphem kalmış, tepenin tam üzerindeki şehir hastanesinin büyük beyaz yapısı sis ve dumana bürünüp tamamen gizlenmişti.

Kıskanmak romanından bir alıntı var yukarıda. Nahid Sırrı Örik, romanda İstanbul’dan gelmiş iki kadının Zonguldak gibi ekonomisi yerin altına bağlanmış ve yapacak hiçbir şeyin olmadığı bir kentte nasıl sıkıldıklarını yukarıdaki satırların arasına gizler. Seniha’yı bir kenara bırakacak olursak Mükerrem için bu sıkıcı kentte yapılacak tek şey, küçük kent burjuvaları ile toplanılan yemekli toplantılardır. Bunun dışında milli bayramlarda düzenlenen balolarda neşeli bir havada geçmektedir.

Zeki Demirkubuz, filmin ilk sahnesini böyle bir Cumhuriyet balosu ile açar. Gerek, tek parti dönemine yöneltilen ‘soft’ eleştirel bakış ve bu dönemde ortaya çıkmış kent burjuvasının hali pür melali seyirciye gösteriliyor. Mükerrem, kendini bu kadınlara ispat çabasındayken, Seniha içine gizlenmiş sığıntı parçası olduğunun bilinciyle uzaktan uzağa baloyu seyreder. İleride ağabeyinin başına gelecek olanları bir şekilde burada sezmiştir.

Seniha’nın olayların en yakıcı anlarında dahi uysallığını muhafaza etmesi küçüklüğünden beri bu kıskançlık duygusunun fıtratını ele geçirmiş olmasındandır. Daha küçüklüğünden itibaren haset ateşiyle çepeçevre kuşatılmış bu çirkin kadın, uzaktan uzağa ağabeyini her seyrettiğinde kor alevlerin üzerini kapatır ve bir gün uyanmak üzere o kıvılcımları kalbinde saklar. İşte o baloda ateşin üzeri artık açılacaktır.

Mükerrem’in ağabeyinden göremediği tutkuyu, uçarı ve şımarık gençte bulduğu an bir dansla başlar. Bu kız çocuğuna benzer genç erkek, belirli zamanlarda geldiği bu küçük kentte tüm kadınların gözbebeği olmayı başarmış ve küstahlaştıkça üzerindeki tutkulu bakışlar daha da artmıştır.

Seniha, bu tarz ilişkilerden hep sıkıldığı gibi burjuva kadınlar da onun bir sığıntı olduğunu hissetmişler ve o fasit dairelerine sokmamaya gayret göstermişlerdir. İlk ateş, önce Mükerrem’in bağrından tutkuyla karışık yükselmiş sonrasında da Seniha’nın içinde biriktirdiği lavın ilk kıvılcımları balo salonunun hararetini yükseltmiştir.


Devam edecek…

Moroccom

1 serzeniş:

Sıradan Bir Sazan dedi ki...

1- Ben gellddiiimmmm...
2- Çok harfli heyecan betimlemelerinden vazgeçmeliyim...
3- Devamını bekliyor olacağım...
4- Mevcut kitabım bitince, önerin doğrultusunda hareket edebilirim.

Sevgiler...

Sazan.