Richard Eyre’ın yönettiği Notes on a Scandal (2006), izleyiciyi rahatsız etmeyi hedefleyen ama bunu sansasyonel bir ahlak tartışmasıyla değil, insan doğasının karanlık dürtülerine odaklanarak yapan bir psikolojik gerilim filmi. Zoe Heller’ın aynı adlı romanından uyarlanan film, dışarıdan bakıldığında bir 'skandal' hikayesi gibi görünse de, merkezine suçtan çok iktidar, arzu, sınıfsal hınç ve yalnızlık gibi derin insani çatışmaları yerleştiriyor. Judi Dench ve Cate Blanchett’ın olağanüstü performanslarıyla güçlenen film, izleyiciyi yalnızca olan bitene değil, bu olayları anlatan kişinin zihnine mahkum ediyor ve geriyor. 



Film, Londra’daki bir devlet okulunda tarih öğretmeni olarak çalışan ve emekliliğe yaklaşan Barbara Covett’ın (Judi Dench) etrafında şekilleniyor. Hayatla bağı zayıflamış, insanlara karşı keskin bir küçümseme geliştirmiş olan Barbara, yalnızlığını günlüklerine sığınarak ve çevresini yargılayarak bastıran birisi. Okula yeni atanan genç ve güzel resim öğretmeni Sheba Hart’ın (Cate Blanchett) gelişi, Barbara’nın durağan hayatında sarsıcı bir etki yaratıyor. Sheba’nın zarafeti, sosyal konumu, rahat tavırları, Barbara’da hem hayranlık hem de derin bir kıskançlık uyandırıyor. Bu ilgi zamanla da saplantıya dönüşüyor.

Barbara, Sheba’nın öğrencilerinden biriyle yasak bir ilişki yaşadığını öğrendiğinde, bu bilgi onun için ahlaki bir sorumluluktan çok bir güç aracına dönüşüyor. Sözde dostluk, giderek bir şantaj ilişkisine evriliyor bu noktadan sonra. Barbara kendini Sheba’nın tek sığınağı olarak konumlandırırken, aslında onun hayatını sistemli biçimde kontrol altına almaya çalışıyor. Bu dengesiz ilişki, filmin sonunda yıkıcı ve kaçınılmaz bir patlamaya ulaşana kadar seyirciyi de psikolojik anlamda germeye devam ediyor.


Barbara karakteri, arzunun romantik ya da erotik bir biçiminden çok, sahip olma ve kontrol etme isteğini temsil ediyor. Sheba’ya duyduğu ilgi aşk değil, sınıfsal aşağılık duygusuyla beslenen, kıskançlıkla sertleşen ve yalnızlıkla patolojik hale gelen bir bağımlılık. Film burada nadir işlenen bir duyguyu merkezine alıyor: sosyal kıskançlık. 

Barbara
’nın Sheba’ya duyduğu öfke yalnızca gençliğine ya da güzelliğine değildir; onun ait olduğu sosyal sınıfa, rahatlığına ve hayatta bir adım önde oluşunadır. Bu nedenle film, arzuyu cinsellikten çok sınıf bilinci ve hınç üzerinden kuruyor. 


Notes on a Scandal, izleyiciyi kimin suçlu olduğu sorusuyla değil, insanın ne kadar tehlikeli olabileceği gerçeğiyle baş başa bırakan bir film. Ahlakın çoğu zaman bir değer değil, bir silah haline gelebildiğini gösteriyor. Skandal, yasak ilişkide değil; bu ilişkiyi kendi varoluşunu beslemek için kullanan zihniyette olduğunu da görmüş oluyoruz. Konusu, oyunculuğu, işlenişi ile bence izlenmesi gereken bir film.