festival etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
festival etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Mayıs 2011 Pazartesi

Bilinmeyen Sinemalar Film Festivali

Bilinmeyen Sinemalar Film Festivali, Türkiye’nin evsahipliğinde Dışişleri Bakanlığı’nın İstanbul’da düzenlediği 4. Birleşmiş Milletler En Az Gelişmiş Ülkeler Konferansı kapsamında yapılıyor. Sözkonusu ülkeler, Birleşmiş Milletler bünyesinde bulunan ve kişibaşına düşen milli geliri 750 doların altında bulunan, öncelikle ekonomik azgelişmişlik kıstası gözetilerek sınıflandırılmış “En Az Gelişmiş Ülkeler” kategorisinde sayılmaktadır.

Bu ülkelerin dünyadaki dağılımına baktığımızda, toplam 48 ülkenin 33’ü Afrika, 14’ü Asya, 1’i de Amerika’da bulunuyor:

AFRİKA
Angola, Benin, Burkina Faso, Burundi, Çad, Orta Afrika Cumhuriyeti, Komor Adaları, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Cibuti, Ekvator Ginesi, Eritre, Etyopya, Gambia, Gine, Gine-Bissau, Lesotho, Liberya, Malavi, Madagaskar, Mali, Moritanya, Mozambik, Nijer, Ruanda, Sao Tome ve Principe, Senegal, Sierre Leone, Somali, Sudan, Togo, Uganda, Birleşik Tanzanya Cumhuriyeti, Zambia



ASYA

Afganistan, Bengaldeş, Yemen, Bhutan, Kamboçya, Kiribati, Laos Demokratik Halk Cumhuriyeti, Myanmar, Nepal, Samoa, Solomon Adaları, Doğu Timor, Tuvalu, Vanuatu

AMERİKALAR

Haiti

Ekonomik azgelişmişlik sözkonusu ülkelerin sosyal hayatı için belirleyici bir konum olsa da, bu ülkelerin kültürel konumları için aynı tanımlamayı yapmak pek de mümkün değildir. O coğrafyalarda yaşayan toplumların tarihi geçmişlerine bakıldığında, bir kısmının medeniyetler havzası içinde bulunduğu ve genelde medeniyetin gelişmesine katıldıkları görülecektir. Kendi tarihi gelişimleri içinde ortaya çıkan dış tehditler veya iç karışıklıklarla, son ikiyüz yıldaki sömürgeleştirme hareketleriyle doğan istikrarsız sosyal yapılar bu toplumların bugünkü durumlarında önemli etkenler olmuşlardır.

Yaptığımız seçkiyle Burkina Faso’dan Nepal’e, Bengaldeş’ten Moritanya’ya, Senegal’den Bhutan’a, Mali’den Kamboçya’ya geniş bir coğrafyada sinemanın sınır tanımayan görsel alanında dolaşacak, dünyanın bu yörelerinden farkına varamadığımız kültürel ışıltılarla donanacak, tarihin derinliklerinden gelen yansımalarla modern hayatın getirdiği tedirginlikleri, açmazları, problemleri, hüzün ve coşkuyu beyazperdenin büyülü dünyasında temaşa edeceğiz.

Bilinmeyen Sinemalar Film Festivali Avea'nın kurumsal, TRT'nin resmi tanıtım sponsorluğunda gerçekleştirilmektedir.

36 filmin gösterileceği festivalde Toplumsal Hafıza, Güncelin İzinde, Belgesel Gözü, Panorama, Derin Bakış olmak üzere beş ana bölüm yer alıyor.

Filmler, Beyoğlu Sineması, Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi ve Kadıköy Moda Sineması’nda ücretsiz olarak takip edilebilir.

Festival'de gösterimi yapılacak olan filmlerle ilgili daha fazla bilgiye festivalin sitesinden ulaşabilirsiniz.

12 Ocak 2010 Salı

Japon Filmleri Festival

Bildiğiniz gibi ülkemizde 2010 yılı Japonya yılı olarak kutlanıyor.2010 yılının dostluk ilişkilerini güçlendirmek adına Ertuğrul Fırkateyni'nin Japonya'ya ziyaretinin 120.yılına denk gelmesini de kültürel tanıtım için bir araç olarak kabul edebiliriz. Japonya yılı mevzusunun içini doldurmak adına da ülke çapında çeşitli etkinlikler yıl boyunca sergilenicek.Biz işin sinema kısmına gözatalım.

2010 yılının Japonya yılı olması vesilesiyle www.tr.emb-japan.go.jp uzantılı sitede ülkemizde yıl boyunca düzenlenicek olan etkinliklerle ilgili geniş bilgi yer alıyor.6 yıldır düzenli olarak Ocak ayında Japon Filmleri Festivali düzenleniyordu.Bu sene 15-17 Ocak tarihleri arasında G-Mall sinemalarında Japon toplumunu tanımak amaçlı 7 filmin ücretsiz olarak gösterimi yapılacaktır.


Tarih:15 Ocak 2010 Saat: 18:30
Film
:Sevgili Doktor/Dear Doctor
Yönetmen
: Miwa NISHIKAWA (Filmin yönetmeni gösterime katılacaktır)

Tarih:16 Ocak 2010 Saat:13:30
Film
:Yamazakura - Yaban Kirazı Çiçekleri
Yönetmen
: Tetsuo SHINOHARA

Tarih:16 Ocak 2010 Saat:16:00
Film:Ashita No Kioku/Yarının Anıları
Yönetmen: Yukihiko TSUTSUMI

Tarih:16 Ocak 2010 Saat:19:00
Film:Gururi No Koto/Etrafımızdakiler
Yönetmen: Ryosuke HASHIGUCHI

Tarih:17 Ocak 2010 Saat:13:30
Film:Ashita No Watashi No Tsukirikata/Nasıl Kendim Oldum
Yönetmen: Jun ICHIKAWA

Tarih:17 Ocak 2010 Saat:16:00
Film:Yûnagi No Machi Sakura No Kuni/Dün Hiroshima'da, Bugün Hiroshima'da
Yönetmen: Kiyoshi SASABE

Tarih17 Ocak 2010 Saat:19:00
Film:Tsurugidake:Ten No Ki/Zirve “Nirengi Taşı Kayıtları”
Yönetmen: Daisaku KIMURA

24 Eylül 2009 Perşembe

46. Altın Portakal Film Festivali


Daha önce 10-17 Ekim tarihleri arasında yapılacağı açıklanan festivalin bu kez de Uluslararası Uzun Metraj Film bölümünde yarışacak filmler açıklandı. 12 filmin bulunduğu bu kategoride 2 de Türk filmi yarışacak.


Ülkemizin en prestijli sinema festivali olarak sunulan Altın Portakal Film Festivali'nde bu sene Asya ve Avrupadan filmler var. Fazla uzaklara gidilmeden komşulardan filmler seçilmiş. Buna bağlamak saçma olacak, ama üllke sınırları konulu filmler de ağırlıkta. Border filminde Ermeni-Azeri çatışması tamamen diyalogsuz işlenmişken, The Other Bank filminde güncel konulardan Gürcistan-Abhazya ilişkisine değinilmiş. Bir kısmı İstanbul'da da çekilen Eastern Plays filminde Almanya'daki oğullarını görmeye giden bir ailenin yolda -Sofya'da- başına gelenleri anlatan bulgar yapımı bu filmde Türk oyuncular Hatice Aslan ve Saadet Işıl Aksoy da oynuyor.
Festivalin bu dalında yarışacak 2 türk filmi ise; Pelin Esmer'e bu sene ödüller kazandıran filmi, "11'e 10 Kala" ve Abdullah Oğuz'un "Sıcak" filmleri.
Yarışmaya Katılan Filmler Şöyle :

11'e 10 Kala */ Türkiye
Sıcak / Türkiye
Eastern Plays */ Bulgaristan
English Strawberries / Çek Cumhuriyeti
Operation Danube / Polonya - Çek ortak yapımı
The Other Bank / Gürcistan
East Of Me */ Fransa
Katalin Varga / Romanya
Ambulance / Sırbistan
Border / Ermenistan
Paper Soldier / Rusya
Freedom / İtalya
*tavsiyelerim

25 Mayıs 2009 Pazartesi

Golden Palms goes

2009 Cannes film festivali Altın Palmiye Ödülü ; Michael Haneke ("Das weiße Band " )


Nuri Bilge Ceylan’ın da aralarında bulunduğu jurinin seçimiyle belirlenen Cannes Film Festivali Ödülleri sahiplerini buldu. Festivalin en prestijli ödülü olan Palme d’Or ( Altın Palmiye ) ödülü, daha önce Cache filmi ile yine bu ödüle aday olan ama alamayan, fakat o sene En İyi Yönetmen ödülünü kucaklayan Michael Haneke’nin oldu. Ödülü kazandıran film ise Das Weisse Band (The White Ribbon )

Büyük Ödül (Grand Prix)’ün sahibi ise Un prophète filmi ile Jacques Audiard aldı. En iyi yönetmen ödülünü Serbis filminden tanıdığımız Brillante Mendoza , Kinatay filmi ile sahiplendi. Özel juri ödülünü de Mia Hansen ile 'Kaplumbağalar da Uçar' filminin yönetmeni Bahman Ghobadi aldı. Altın palmiyenin büyük adaylarından Lars Von Trier ‘in Antichrist filmi ise en iyi kadın ödülü ile yetindi.



Ödüller :
Palme d'Or (Altın Palmiye):
Das weiße Band (The White Ribbon) - Michael Haneke

Grand Prize (Büyük Ödül):
Un prophète - Jacques Audiard

Special Jury Prize (Özel Jüri Ödülü):
Alain Resnais - Les Herbes Folles (Wild Grass)

Best Director (En İyi Yönetmen):
Brillante Mendoza - Kinatay

Best Screenplay (En İyi Senaryo):
Feng Mei - Spring Fever

Jury Prize (Jüri Ödülü):
Fish Tank - Andrea Arnold
Bakjwi (Thirst)- Park Chan-wook

Camera d'Or (ilk film):
Samson and Delilah - Warwick Thornton Samson

Best Leading Actor (En iyi Erkek Oyuncu):
Christoph Waltz -Inglourious Basterds

Best Leading Actress (En iyi Kadın Oyuncu):
Charlotte Gainsbourg -Antichrist

Un Certain Regard Prize:
Kynodntas - Yorgos Lanthimos

Jury Prize (Jüri Ödülü):
Intermediar - Corneliu Porumboiu

Special Jury Prize (Özel Jüri Ödülü):
Kasi Az Gorbehaye irani Khabar Nadareh (No One Knows About Persian Cats) - Bahman Ghobadi
Le Père de Mes Enfants (The Father of My Children ) - Mia Hansen

Filmleri izleme şansını nasıl elde ederiz bilmiyorum ama birçoğunun Türkiye'de gösterime girmeyeceğine girse de gecikmeli gireceğine eminim. Kurtar bizi rapidshare diyorum, ne diyeyim:)

9 Şubat 2009 Pazartesi

If Istanbul 2009

8. !f İstanbul AFM Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali 12-22 Şubat tarihlerinde sizi bekliyor! Oscar adayı filmler arasında bulunan Slumdog Millioner ve The Wrestler’ı da ilk defa Türkiye perdelerinde görmüş olacaz bu sayede. İstanbul Film Festivaline nazaran biraz pahalı olduğu için öğrenciler tarafından pek rağbet görmüyor IF. Bunun yanına bir de gece seanslarını arttırıp beğenisi fazla olan filmlerin gündüz seanslarına da verilmediğinden bi hayli zorlayacak biz öğrencileri. Ama ben yetişkinim yada IBB vermese de benim bi yerlerden bursum var diyorsanız, buyurun güzel filmler de var festivalde.

Bu sene festivalde ABD yapımı filmler ağırlık göstermekte. Hit Filmler kısmında, daha önce katıldığı festivallerden bolca ödüllerle dönen Slumdog Millioner ve The Wrestler, bu senenin oscarına da adaylar. Slumdog “en iyi film” dalında, The Wrestler filminden Mickey Rourke ise “en iyi erkek oyuncu” dalında aday. Ki her 2 film de tarafımca tavsiye olunur. Bunun yanında Das Parfüm filminin yönetmeni Tom Tywker’in yönettiği ve sevilen oyuncumuz Clive Owen’ın oynadığı, bazı bölümleri istanbulda geçen filmi The International* da vakti olanlar için izlenebilecek bir film. Bu üç filmi festival mutakibinde sinemalarda tekrar izleme şansımız olacak. Bu yüzden Türkiye’de vizyona girmesi muhtemel olmayan filmlere yönelmeli. Bu noktada da sizlere tavsiyem Man on Wire belgeseli olacak. 1974’te ikiz kuleler ( hani şu yıkılanlar) arasına tel çekerek üzerinde 1 saatlik yürüyüş gerçekleştiren Fransız Philippe Petit in hikayesini anlatıyor. Henüz Türkiye'de vizyona girip girmeyeceği belli olmayan başrolünde Philip Seymour'un oynadığı Synecdoche, New York filmi de diğer vizyon filmlerinin yanında tercih edilebilecekler arasında. Bunun yanında 12 yıl sonra tekrar aynı perdede buluşan Titanic filminin aşıkları Leonardo DiCaprio ve Kate Winslet ikilisinin filmi Revolutionary Road’ da tercih edebilinecek güzel filmlerden. Tabi ki bu film de ülkemizde gösterime girecek, tarihi 27 şubat.

Bu arada Kuzey Işıkları kısmında son 2 senenin Kuzey filmleri gösterilecek. Buradan da sizlere The Man Who Loved Yngve ve Back Soon filmlerini önerebilirim. Her 2 filmin de Emek sinemasında gündüz seansı mevcut. Hem filmi, hem de emek sinemasında festival heyecanını tatma şansı kaçırılmamalıdır kanımca.

Festivalin beni en çok cezbeden bölümü Fantastik filmler kısmında 3 filmi tavsiye edebilirim. The Good-The Bad-The Weird, Franklyn ve Sauna... Franklyn filminin gündüz seansı bulunmasa da diğer ikisinin mevcut. The Good-The Bad-The Weird size başka bir filmi anımsatabilir ama işte sondaki gariplik bu filmin ayırt edicisi. Ve de Güney Kore yapımı oluşu tabiki...

Gökkuşağı kısmı da isminden anlaşılacağı üzere eşcinselleri konu eden filmlerin bölümü. Malum, bu aralar revaçta. Burdan tek dikkatimi çeken The Living End, o da karakterin üzerinde taşıdığı Morrissey t-shirtünden olsa gerek:)

Ek olararak If Kült kısmından O Lucky Man!, Senden Başla kısmından Lynch: Behind the Curtain, korku filmleri kısmı Nöbetçi Sinemadan da Tokyo Gore Police filmleri listenize eklenebilir.

(*Bu sene festivalde ilk defa filmi gösterilecek olan blog takipçilerimizden "freckled_fish"i de The International filminin İstanbullu kısımlarında figuran olarak izleyebileceğiz. Festivalin belki de en büyük sürprizi bu olacak, sakın kaçırmayın:)

Festival hakkında daha fazla bilgi ve biletler için ; http://2009.ifistanbul.com/