Senaryosunun yine Derviş Zaim’e ait olduğu film, Rumelihisarı taraflarında yaşayan, yaşıyor dediğime de bakılıp aldanılmasın, sokaklarda sabahlayan bazen ısınmak için araba çalan Dursun adında gerçek bir insandan esinlenerek yapılmıştır. Filmdeki ismi de Mahsun’dur, yaşamıyla ironikleştirmek için belki de.


Yakasında 4 film yönetmeni kartını barındıran Derviş Zaim, yeni filmi Nokta ile 3 yıl aradan sonra tekrardan sahnede. Sırasıyla filmleri Tabutta Rövaşata, Filler ve Çimen , Çamur , Cenneti Beklerken ve Çamur. Üzerine 4 film çekmesine rağmen ismi ile anılan en önemli yapıtı Tabutta Rövaşata ’dır. İlk filminde elde ettiği krediyi mi kullanıyor, yoksa bir şeyler ters mi gidiyor bilinmez, ondan sonraki yapıtlarında fazla konuşulan isim olamadı. Peki neden Tabutta Rövaşata ?



Filmde Mahsun adlı karakterin yaşama tutunma çabası anlatılır. Hisar civarlarında dolaşır, kimi kimsesi-evi olmadıgından tak başına yeme/içme-barınma ihtiyaclarını kendince karşılamaya çalışır. Belki de hiçbirimizin hiç ihtiyaç duymadığı bu iki yokluğunu gidermektir onun tek amacı. Her yeni günün başlangıcında bu amacı tekrar yükler ve çırpınır. Büfeden aldığı çıkma ekmeklerle beslenir ki bunu gördüğümüz de içimiz de cız eder, bir nevi tornovida yemişe döneriz Bekir’in tabiriyle. Çoğumuz için bir hiç olan o kırıntılar onun asıl menüsüdür. Barınma ihtiyacını ise kimi zaman inşaatlarda kimi zaman ise sabah yerine koymak şartı ile çaldığı arabalarla giderir. Tüm bunlara rağmen bir kadını da sevebilmektedir Mahsun. Her şeyi varmış edasıyla üzerini şöyle bir sirkeler, saçlarına dokunup düzelttiğini sanaraktan gözükür sevdiği kadına. Hala da tutunma çabasındadır.Mahsun’u izler üzülürüz, Mahsun içer biz sarhoş oluruz, Mahsun dayak yer biz acırız. Böyle yaşayanlar da var deriz. Çıkarız caddeye, bir bankta sabahlayan birini görürüz ama ondaki Mahsunluğu göremeyiz. Görmek istemeyiz. Oysa etraf Mahsunlarla doludur, farkedemeyiz. Sorumuzun cevabı da bu kanımca. Bize bunu 1 bucuk saatliğine de olsa farkettirebildiği için Tabutta Rövaşata.

Size bir de filmin kendi tanıtımını sunayım:
Mahsun, falakadan şişmiş ayaklarıyla yeraltından çıkıp yeryüzü dünyasına karışır her sabah. BMW'i o çalmamıştır. Otomobil çalmaz Mahsun, sizin yaşamınızdan bir gecelik rahatlık çalar. Otomobilinizin rahat koltuğunu çalar, geceleri dolaştığınız şehrin aydınlığını çalar. Bir kadın sever Mahsun. Bir şilep geçer kadının gözlerinden. Eroin dolaşır damarlarında. Kadının saçları dolaşır Mahsun'un aklına. Bir tekne batar sevdiğinin yüzüne dokununca. Her gün bir düş batar Mahsun'un denizinde, her gün yeni bir düşe inanır Mahsun inatla. Yaşama inandığı için.

Bu arada filmde Mahsun’u Ahmet Uğurlu, Reis’i Tuncel Kurtiz ve kadını da Ayşen Aydemir oynamıştır. Müzikleri ise Baba Zula ’ya ait olup aynı zamanda ilk albüm çalışmalarıdır.

---------------------
Polis : Ben dayak atmaktan sıkıldım, o yemekten sıkılmadı. Ben hapse tıkmaktan sıkıldım, o hapiste yatmaktan sıkılmadı. Gardiyanlar sıkıldı. Savcılar sıkıldı. Hakimler sıkıldı. Memleket sıkıldı. Bu hayta sıkılmadı!Çaldığı araba kimin arabasıymış biliyor musun? Büyük bir Koç'un?Araba, İçişleri Bakanlığı Müsteşarı'nın. Marifetmiş gibi, bir de getirip çaldığı yere park etmiş.
Reis : Bana yeni bir şey söyle!
---------
Mahsun : Seni diğerlerinden ayırdığım için özür dilerim. Hepinizi birden götürmek isterdim; ama izin vermiyorlar. Artık hiçbir şeye izin vermiyorlar.
---------
Reis : Babam taksiciydi. Bir gece, saat üç ya da dörtte bir sokaktan geçmek zorunda kalmış. Sokağın ortasında bir masa varmış. Masanın başında da bir adam. Ne yapıyormuş biliyor musun? Çorba içiyormuş. İşkembe ya da kellepaça; sarımsaklar, sirkeler...Tam bir masa. Her neyse. Babam taksiden inmiş,adama, "Ne yapıyorsun?" demiş.Adam hiç cevap vermemiş.Çekmiş tabancayı...Bang! O yüzden, ne zamandar bir yola girsem...o yolda bir masa,masada da çorba içen birini görsem...geri vites nallıyorum.
---------
Polis : İsmi ne kızın?
Mahsun :Bilmiyorum.
Polis : Tanımıyor muydun?
Mahsun :Hayır, tanıyordum.
(bu sahnedeki Polis yönetmen Derviş Zaim'dir)
--------
Mahsun : Senin yatacakyerin yok mu?
Kadın : Hem var, hem yok.Arkadaşlarda kalıyorum.
Mahsun : Ben de. Ama arkadaşlar iyidir.
--------
Filmin bitişinde ki reklam da yapmış olduğum kıyaslamalara uygun nitelikte sanırım:
"Seni yerim sosis, şişman sosis, uzun sosis. "

7 serzeniş:

adsoy dedi ki...

güzel bir film yazısı olmuş.

kard dedi ki...

bu yönetmeni seviyorum.
hep farklı bişiler yapma amacında. böylesine ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. hep yenilik peşinde koştuğundan yaptığı işlerde tabutta rövaşata hariç acemi görünüyor olabilir. bu acemiliğe neye görer karar veriyoruz bilmiyorum. zira bi işi ilk kez siz yapıyorsanız, siz o işin ustasısınızdır bana göre. peşinizden gelecek kişiler şayet sağlam bi iş yaptıysanız bunu geliştireceklerdir.
derviş zaim'in sinemada ciddi şekilde ayrı bi yeri vardır diye düşünüyorum. yaptığı filmlerle bunu kanıtlamıştır. tabutta rövaşata festivallerden en çok ödül toplayan türk filmi diye hatırlıyorum. böyle bi filmin gişesi ise sadece 7.101 :(
derviş zaim ilk filminden itibaren farklılık içinde olan bir yönetmendir ve bunun için yeri ayrıdır.
derviş zaim iyidir arkadaşlar...

-mahsun beni taksime götür.

neftiss dedi ki...

yalnız filmdeki müzikler sadece baba zulaya ait değil, yansımaların bab-ı esrar albümünden de var, özellikle Ayşen Özdemir'in kahvedeki sahnelerinde kullanılan müzik.

fakeangel dedi ki...

sevgili travis, yaziya diyecek biseyim yok. hatta guzel bi yazi olmus.

ama isin onemli kismi su benim acimdan. cok merak ediyordum, bu adamin bu blogdaki islevi ne acaba die. zira siz yazmiyordunuz hic. meger arada yazi ya yazabiliteniz varmis :p

ha ozlemis miyim ? :) sorunun cevabini sanirim biliyorsunuz.

Travis dedi ki...

@ fakeangel
sanırım sana verdiğim cevabın aynısını verdin.. tabii ki de özledin :p
sen eldekinin kıymetini bilmiyorsun, bu dediğimi de 4 gün sonra anlayacaksın ;)

fakeangel dedi ki...

boyle de pis bi insanim evet.

ah kin mai dedi ki...

ama arkadaşlar iyidir fenomen bir repliktir.Babazula dinleyesim geldi.
Tavuskuşu olayının Turkiye'de cidden yaşanmış bir durum olması da ayrı bir trajedi.Film komple sisli ve soguk.yazın izlediğimde bile üşüdüm.