Anders Morgenthaler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Anders Morgenthaler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ailesini bir tarafik kazası sonucu kaybetmiş August ve Cristina'nın öyküsü. Cristina ekranda pek gözükmese de bu tam olarak onun hikayesi. August, yaşam çizgisine devam etmek için rahipliği tercih etmiş, fakat kardeşinin porno sektöründe yıldızlaşan bir star oluşunu, Princess oluşunu, uzaktan uzaktan acı içerisinde takip etmiştir. Nasıl ki Cristina ailesinin ölümünden kendini sorumlu tutmuş ve -bu travmanın etkisinden belki de- kendini farklı arayışlar içerindeyken porno sektöründe bulmuşsa, August da kardeşinin bu sektöre bulaşmasından kendini sorumlu tutmuş ve -yine belki bu yüzden- kendini tanrıya affettirebilmek için rahipliği seçmiştir. Kendini sorumlu tutuyor, çünkü Cristina'nın kayıtlardaki ilk porno filmi August'un kamerasıyla kaydediliyor.

Film Cristina'nın ölümü ile başlıyor. August, kardeşini koruyamasa da ondan arta kalan 5 yaşındaki illegal kızı Mia'yı, daha güzel bir hayat yaşatmak için, kardeşinin yaşadığı yerden -genelevden- alıp yanında götürüyor. Her ne kadar o evden alsa da geçmişten kurtulmak ve kıza daha masumane bir hayat yaşatmak için bunun yeterli olmadığını da biliyor. Ama saklamak istediği şey de gerçeklerdi, kardeşinin ,yani Mia'nın annesinin, bir pornostarı oluşu. O zaman amacını belirlemiş bulunuyor August, Mia'yı bu gerçeklerden korumak.

Bundan sonrası sosyal mesaj içerikli bir intikam filmi olarak çıkıyor karşımıza. Yer yer Japon animasyon filmlerinden, yer yer Tarantino'nun bol kanlı intikam filmi Kill Bill' den benzemelerle harmanlanmış ve ortaya bu film çıkmış.

2006 yapımı Danimarkalı bir Anders Morgenthaler filmi olan Princess 'i diğer animasyonların tercih nedenlerinden öte bir sebebi var gibi görünüyor. Bu konuyu işlemek için animasyon çekmeye sanırım daha mecbur hissetmiş yönetmen kendini. Zira filmin temasında porno sektörü ve de çocuk pornosu bulunmakta. Leon filminde, tepki alan ve sonradan kesilen sahnelerde Leon-Mathilda aşkı nasıl rahatsız edici bulunup sansürlendiyse, yönetmen de bu korkudan olsa gerek, konuyu daha az rahatsız edici boyutta verebilmek için animasyon olarak çekmek istemiş olabilir. Animasyon da olsa bazı görüntüler rahatsız etmiyor da değil. 5 yaşındaki bir kızın yaptıkları, yaşadıkları, ona yapılanları duydukça ve gördükçe Mia'yı gerçekten de -yaşlı karının da deyimiyle- 5 yaşında yetişkin bir kadın olarak görmeye başlıyoruz. Yetişkinlik sadece onun sekse olan saflığından kaynaklanmakta, onun haricinde elinden düşürmediği oyuncağı Multe ile oynayan tatlı ve minik bir kız olarak duruyor karşımızda.

Danimarkadan ne çıksa yerim mantığıyla izlediğim bu filmden de pişman olmadan ayrıldığımı, rahatsızlığımın filmden ötürü değil de konusundan ötürü olduğunu belirtmek isterim. Ve izleme gibi bir niyetiniz varsa önceden söylemiş bulunayım, animasyon da olsa film +18 kriteri bulundurmakta ve buna göre izlenmelidir.