Rob: Hangisi önce geldi; müzik mi,sıkıntı mı? Çocukların şiddet dolu filmler izlemesinden endişe duyuluyor.Şiddet kültürünün etkisinde kalacakları düşünülüyor.Kimse çocukların kalp yarası,dışlanma,acı,sıkıntı ve kayıplarla ilgili binlerce şarkı dinlemesinden endişe duymuyor. Sıkıntılarım olduğu için mi pop müzik dinledim? yoksa pop müzik dinlediğim için mi sıkıntı bastı? açılışı fonda 13th Floor Elevators'dan "You're Gonna Miss Me" adlı şarkıyla ve bu sorularla yapan 'High Fidelity', Nick Hornby'nin aynı ismi taşıyan edebi eserinden uyarlama bir yapım.Yönetmenlğini Stephen Frears'ın yaptığı oyuncu kadrosunda John Cusack (Rob),Iben Hjelje(Laura),Todd Luisio (Dick) ve Jack Black'i (Barry) barındıran 2000 yapımı bir film.

Tür olarak duygusal komedi diyebiliriz ama türünün klasiklerinden genel anlamda farklı bir yapım.İlişkileri konu alan filmler genelde kadınların gözünden ve kadınların yaşadıkları baz alınarak anlatılır. Kadınların hisleri,ayrılığı nasıl kabullendikleri,kadınlar arası diyaloglar vs.Bu nedenle de erkeklerin ilişki sonrası durumlarını esas olarak konu alan yapım sayısı azdır. High Fidelity sevgilisi tarafından terkedilen Rob'un hayatında ki ilişkileri sorgulayarak neden her seferinde terkedildiğini araştırmasını,araştırırken aynı zamanda Laura ile yeniden birleşmeye çabalamasını konu almış.Bu sorgulamaları daha çok seyirciye konuşarak yapıyor ve sizi de bir nebze filmin içine çekiyor.Ama filmin ilgi çekici olan yanı konu dahilinde olan hayatını belirli evrelere ayırdığı Top 5 ilişkiler serisi ve Top 5lerin diğer alanlarda da özellikle müzik alanında yapıyor olması.




Rob'un sahibi olduğu Championship Vinyl adlı plak dükkanı ve bu dükkanda çalışan Barry ve Dick'in müşterilerle ve aralarında yaptıkları müzik muhabbetleri,dükkanda çalınan şarkılar,daha çok Umut Sarıkaya karikatürlerinde rastlayabiliceğiniz hayattaki ince detaylar filmde fazlasıyla mevcut.


Rob'un karakteri göz önüne alındığında çoğu erkek kendinden mutlaka birşeyler bulur. Terkedildikten sonra eski defterleri açma,nerde yanlış yaptığını sorgulama,sevgilisini yeni erkek arkadaşıyla hayal etme,tavlama yöntemi olarak flört ettiği insana kaset çekme (gerçi çok gerilerde kaldı, biz zor yetiştik buna),hayatta herşeyi (geçmiş-gelecek) sıralandırma ilk akla gelenlerden.Özellikle seks konusu o kadar çok önemlidir ki eski sevgiliye sorulan ''o mu daha iyi ben mi?'' sorusuna alınan ''henüz ilişkiye girmedim ama onunla uyumak seninle uyumaktan daha huzurlu'' cevabı bile sonraki sahnede sevinçten dolayı We Are the Champions şarkısı eşliğinde dansa sebebiyet olabiliyor.


Romantizm zırvalarıyla süslenmemiş olması,esas karakter Rob'da insanın kendinden birşeyler bulması,göze hitap ettiği kadar kulağa da hitap eden bir yapım olması( filmde bahsi geçen 70 civarında şarkı var) ve film bittiğinde insanın kendi hayatıyla ilgili çeşitli Top 5ler yapma isteğinin önplana çıkıp,filmde bahsi geçen şarkıları arama işine koyulma nedeniyle benim nezdimde yapımı en iyi ilişki anlatan film yapıyor.

11 serzeniş:

koray aykanat dedi ki...

annie hallgillerin en iyilerinden...

supertramp* dedi ki...

kitabın adı "ölümüne sadakat" olduğu halde filmin çeviri ismi "sensiz olmaz". ne alaka anlayamadım. kitabın ismiyle arayınca filmi bulamıyorsun hiç.

bir de d&r daki kasiyer bana bu aralar bu filmi alan çok var dedi, heralde herkes burayı okuyup aldı. :)

supertramp* dedi ki...

pardon yazı bugun yazılmış, demek ki sen de yeni alanlardansın.
:)

ealturk dedi ki...

@ supertramp

kitabını okumadım onun dışında filmi yeni izlemedim sadece filmle ilgili yeni girebildim postu.türkce ismi ve türkce dublajı tamamen fiyasko.Ülkemizde de gösterime sessiz sedasız girip çıkmıstı. Tavsiyem sakın türkce dublajını izleme eger henüz izlemediysen:)

supertramp* dedi ki...

4-5 gün önce izledim. orjinal tabi ki. kitabını bulamıyorum hiç bir yerde.

ealturk dedi ki...

vakti zamanında kitabı akmarda arayıp bulamamıstım.kitap satısı yapan cogu sitede stoklarda olmadıgı bilgisi var yanlız su sitede bulunabiliyormus eser.

http://www.ilknokta.com/urun/70413/Olumune-Sadakat--Nick-Hornby.html

eğer haberdar değilsen yazarın sinemaya aktarılmıs olan 'about a boy' ve 'fever pitch' adlı eserlerine de bakmanı tavsiye ederim.

Porco Rosso dedi ki...

dile kolay 15 kere izlendi bu film. bir 15 daha olacak gibi. canın mı sıkıldı film hazır aç izle.

vazgeçilmezimdir. ana akımdan farklı olmanın yanında, müziklerle bizi doyurması ayrı bombadır.

izlenmesine vesile olanlara teşekkürler. (sanki filmi ben çektim)

supertramp* dedi ki...

nick hornby nin en büyük hayranı benim sanırım. feci bir hayranlığım var adamın kitaplarına. ama bu ölümüne sadakat hiç bulunmuyor.

Jack dedi ki...

kitaba baya bağlı kalmış bir filmdi. takdir ettim, bunu başarabilmişler. lakin kitap kadar eğlenemedim izlerken.

busker dedi ki...

bu filme dair bi yerde fikir beyan etmem gerekince genelde seçilen müziklerin ya da grupların kötü olduğunu söylerim.

lakin algıda seçicilik denen şey; sinema içerisinde, "pink floyd" "belle and sebastian" "nick drake" "primal scream" gibi şeyleri görünce öylesine yüksek irtifaya erişiyor ki, böyle filmler başucu filmimiz olup çıkıyor.

escort dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.