Daha önce 4 Ay, 3 Hafta, 2 Gün filmiyle Altın Palmiye'yi kucaklayan Rumen yönetmen Cristian Mungiu, bu ödüle Fyord filmi ile ikinci kez layık görüldü. Filmden çok filmin oyuncularından olan Renate Reinsve'nin başarısı olduğu da konuşulanlar arasında. Zira oynadığı her filmin bu festivalde bir ödülü var.
24 Mayıs 2026 Pazar
79. Cannes Film Festivali: Altın Palmiye Fyord'e Gitti
21 Mayıs 2026 Perşembe
Heel (Good Boy): Yeni Kuşağı Terbiye Etme Deneyi
A Clockwork Orange filmini izleyenler bu kareyi hatırlayacaklardır. O filmdeki soytarı ve yaramaz gencimiz Alex, Tv karşısına zorla oturtulup kendisine görseller izlettiriliyordu. Heel filminde ise benzer bir düşünce var. Zincire bağlı olan Tommy'nin karşısına TV konuluyor, onun akranlarına, küçüklerine ve çevresine yaptığı zorbalıkları ona izlettiriyorlar. Bu görüntüler de gizlice bulunan görüntüler değil üstelik. İzlenme ve Beğeni uğruna Tommy'nin kendisinin çekip internete koyduğu videolar.
Ancak film, güçlü başladığı bu yapıyı ne yazık ki sonlara doğru sürdüremiyor. İlk yarıda kurulan gerilim ve gizem, ilerleyen bölümlerde yerini dağınık ve inandırıcılıktan uzak bir anlatıya bırakıyor. Özellikle ailenin bu yaptıklarının altında yatan motivasyonlarının yeterince açıklanmaması, hikayenin duygusal ve mantıksal bağlarını zayıflatıyor. Chris ve Kathryn’in neden böyle bir sürecine giriştiği netleşmediği için, film giderek soyut ve yapay bir deney hissi vermeye başlıyor. Bu da izleyicinin hikayeye olan bağını kırıyor.
Filmin ilk bölümlerinde yönetmenin tercihleri oldukça dikkat çekici. Kapalı mekan kullanımı, dar kadrajlar ve karakterleri sıkıştıran kamera açıları, izleyiciye bilinçli bir huzursuzluk hissi veriyor. Bu görsel dil, karakterin içinde bulunduğu psikolojik baskıyı yansıtmada etkili olurken, gerilim duygusunu da sürekli canlı tutuyor.
18 Mayıs 2026 Pazartesi
Eurovision 2026: Kazanan Bulgaristan
Her ne kadar ülke olarak 2012'den beri katılmıyor olsak da hala gündemimizde ve bence özlemimizde de olan bir yarışma Eurovision. Finlandiya, Avustralya, Bulgaristan'ın ilk favoriler olarak gösterildiği yarışmada Bulgaristan birinci oldu. Yarışmanın ikincisi ise, birincisinden daha fazla konuşuldu, o da İsrail. Peki şarkısı ikinci olabilecek seviyede bir şarkı mıydı, değil miydi? Bunun cevabını daha önce verdiğimiz şekilde yeniden verip, Eurovision'da başarılı olma kriterlerini yeniden inceleyelim. Bu yarışmada şarkıyı iyi yapanlar neymiş, başlık başlık bakalım.
Şarkının Ritmi: Euro-banger mı, Ballad mı?
- Euro-banger: Yüksek tempolu (120+ BPM), elektronik alt yapılı, sahneyi çoşturan parçalar.
- Duygusal Ballad'lar: Yavaş tempolu (yaklaşım 70 BPM), his yüklü slow parçalar.
Tema ve Sözler: Kendine Güven ve Evrensel Mesajlar
Sahneleme: Akılda Kalıcı Bir Show
Ulusal Esintiler: Azıcık Etnik, Çokça Pop
Medya ve Tanıtım: Yarışma, Sahnesinden Önce Başlar
Ülke İmajı: Sevilmeyenlerden Olmayın
Bunun yanında birbirine sadık, her halükarda sana 12 puan verecek komşuluklar da önemli. Kemik puanlar bunlar. Üzerine de yukarıdaki maddeler eklenirse, gelsin sana birincilik. En azından ilk 3 garanti diyorum.
Bu senenin Öne Çıkan Şarkıları:
Bulgaristan : Dara - Bangaranga
Favorilerden biriydi. Ritmi, seyirciye geçen enerjisi diri olan bir parçaydı. Seyircinin ağzına sakız olacak 'bangaranga' sözü de bu iki kolaylaştıran etken oldu. Kazanmış olması kimseyi üzmeyen bir şarkı diyebilirim.
İsrail : Noam Bettan - Michelle
Bu şarkı hemen hemen her şeyiyle Fransa'nın Eurovision 2024'te katıldığı şarkı olan Mon Amour'a benziyor. Temasını sunumunu geçtim, dilini bile almış ve İsrail'i Fransızca bir şarkıyla temsil etmiş. Tek farkı bu şarkı Fransa adına 2024'te yarışan Slimane'nin Mon Amour şarkısına göre biraz daha ritmik. O kadar.
Romanya : Alexandra Capitanescu - Choke me
Tamamen İngilizce sözlerden oluşan bu şarkı ritmini iyi veriyordu ancak yöresel müziğini yansıtmada yetersiz. O sebeple benim için üçünçü olması bile şaşırtıcı.
Avustralya : Delta Goodrem - Eclipse
Avrupa müzik yarışmasında olmasına hiç anlam veremediğim ve veremeyeceğim bir ülke Avustralya. Yöreseli hiç yok. Bu gibi şarkılara yeterince tok olmamıza rağmen neden dördüncülükte görüyoruz, orası ayrı bir dert konusu.
İtalya : Sal Da Vinci - Per Sempre Si
Tamamen İtalyancadan oluşan bu şarkı tam olması gerektiği yere park etmiş durumda.
Yarışmanın favorilerinden biriydi. Yarışmayı 6. tamamlamış oluşu biraz sürpriz oldu. Özellikle keman soloları herkesçe beğenilmişti oysa. Geleceğe kalacak tınılardan biri olacaktır diye düşünüyorum.
Ne aşağı ne yukarı, olduğu yeri hakeden bir şarkı.
Yunanistan : Akylas - Ferto
İngiltere'nin Eurovision'da sonlarda olmasına alışkınız ama 1 puan ile sonuncu olması oldukça komik. Kendi komitesi bile sanatçıyı bankta yalnız bıraktı. Üzücü bir tabloydu evet. Ama şunu da kabul ediyorum, sonuncu olacak şarkı bu değildi. Birçok şarkının üzerine yazarım bu şarkıyı.
Eurovision'da Osmanlı'nın Konusu Geçti
Hırvatistan : Lelek - Andromeda
Günün en politik ve en bizi ilgilendiren şarkısı kuşkusuz Hırvatistan'ın, Lelek grubu tarafından seslendirilen Andromeda şarkısı. Şarkının sahne şovunda gösterilen dövmeler, Hırvat anlatısında tarihsel bir olaya gönderme ve bu gönderme bizleri oldukça ilgilendiriyor.
O dövmeler Osmanlı Devleti Balkanlara ulaştığında Katolik kadınlar, yüzyıllar süren bu süreçte kimliklerini ve kültürlerini korumak için vücutlarına dövme yaptırıyormuş. Sicanje geleneğini andıran bu semboller, Osmanlı'ya karşı direnişin görünür bir biçimi olarak duruyor.
15 Mayıs 2026 Cuma
The Christophers: Sanatın ve Sanatçının Mirası Üzerine
Steven Soderbergh'in son filmi The Christophers, bir eserin kıymeti, onu üreten sanatçının niyetiyle mi, yoksa onu pazarlayanların açgözlülüğüyle mi ölçülür sorusuna cevap arıyor. Film ilk bakışta küçük ölçekli bir karakter draması gibi görünse de, ilerledikçe sanat dünyasının ikiyüzlülüğünü, miras kavramını ve insan ilişkilerinin çürümüş yanlarını açığa çıkaran bir anlatıya dönüşüyor.
Kısa Özeti:
12 Mayıs 2026 Salı
Project Hail Mary: Andy Weir Evreninde Bir Adım Geri
Filmin Özeti
Filmin hikayesi lineer şekilde değil de, geçmişle günümüz arası geçişler yaparak çift yönlü şekilde ilerliyor. Bu sayede izleyici hem aksiyondan olmuyor, hem de Grace’in hem kim olduğunu hem de neden burada olduğunu keşfetmesine odak sağlanıyor. Ancak! Ancak'lı kısma geçiş yapalım.
Puanım: 6,5/10
11 Mayıs 2026 Pazartesi
Come and See (Idi i smotri) (1985): Gel ve Savaş Neymiş Tanık Ol
Filmin bir diğer önemli karakteri Glasha (Olga Mirinova), savaşın ortasında kalmış sıradan bir köy kızı. Ancak film ilerledikçe sıradanlığı, yerini çok daha derin bir temsile bırakıyor. Başlangıçta Glasha, çocukluk ile yetişkinlik arasında sıkışmış, meraklı ve duygusal bir karakter olarak karşımıza çıkarken, Flyora ile kurduğu ilişki, savaşın ortasında bile insani bağların mümkün olduğuna dair kısa bir umut alanı yaratıyor. Onun varlığı, filmin ilk bölümünde hala korunabilen bir masumiyeti temsil ediyor.
Filmin sonunda baş karakter Flyora'nın aldığı hal bu. Yönetmen, Flyora'nın ensesinden tutup onu savaşa tanık olmaya maruz bıraktığını söylediğimde ciddiydim. Flyora'nın temsil ettiği biz izleyicileri de buna maruz bırakıyor elbette. Filmin başında temiz, parlak suratlı bir çocuk var iken, girdiği bataklıklar, şahit olduğu katliamlar, ucundan döndüğü ölümler onu ve dolayısıyla onun temsil ettiği izleyiciyi bu hale getiriyor.
6 Mayıs 2026 Çarşamba
Ready or Not 2: Here I Come (Back Again)
Serinin 2019’daki Ready or Not filminde tek bir gecede, tek bir evin içinde geçen o klostrofobik kabus, Ready or Not 2: Here I Come ile sınırlarını yıkıp biraz dışarı taşıyor. Ama bu genişleme gerçekten bir kazanım mı, yoksa filmin özünü sulandıran bir aşırılık mı? İlk filmin yalın ama etkili yapısını hatırlayanlar için bu devam filmi, hem tanıdık hem de fazlasıyla dağınık bir yapı sunuyor. Evet, yapı.
29 Nisan 2026 Çarşamba
They Will Kill You: Kan, Kaos ve İntikam..
Bazı filmler daha ilk sahnesinde izleyiciye tanıdık bir heyecan vadeder. Ama ilerledikçe bu vaat, bir tür deja-vu hissine dönüşür. They Will Kill You tam da bu ikili duygunun ortasında duran bir film. Bir yandan Kill Bill , The Evil Dead , Ready or Not gibi kült işlerin enerjisini çağırıyor, diğer yandan bu referansların gölgesinden çıkmakta zorlanıyor. Yönetmen Kirill Sokolov, seyirciyi kan, kaos ve stil üzerinden yakalamaya çalışırken; film, tam anlamıyla 'olabilirdi ama olamamış' hissini sürekli diri tutuyor. Oysa kült bir film olacak havası da varken.
r koridorlar, havalandırma boşlukları ve kapalı alanlar içinde sıkışıyor. Bu durum hem klostrofobik bir atmosfer yaratıyor hem de hikayeyi daha yoğun ama aynı zamanda daha sınırlı bir alana hapsediyor. Asia’nın kız kardeşi Maria’ya (Myha'la) ulaşma çabası, araya serpiştirilen flashback sahneleriyle destekleniyor. Fakat bu geçmiş parçaları, karakterin duygusal derinliğini kurmak yerine çoğu zaman yüzeyde kalan, kısmi açıklamalar getiren kısımlar oluyor. Sonuç olarak film, güçlü bir dramatik çekirdek sunmasına rağmen, bunu tam anlamıyla geliştiremeden aksiyonun hızına teslim oluyor.
Sonuç olarak They Will Kill You, türünün iyi örneklerinden beslenen ama onlarla aynı seviyeye çıkamayan bir film. Eğer daha güçlü bir senaryo, daha belirgin karakterler ve özellikle daha yüksek 'risk' hissi yaratabilseydi, bugün Kill Bill ya da Oldboy gibi referans verilen yapımların yanında anılabilecek bir iş olabilirdi. Onun yerine elimizde kalan şey, zaman zaman çok eğlenceli, zaman zaman yorucu ama çoğunlukla yüzeyde kalan görsel bir şölen. Ama yine de izlemesi keyif verecek bir film.
Puanım: 6/10
27 Nisan 2026 Pazartesi
Ty - Kosmos: U Are The Universe
Savaşın gölgesinde yaşamaya çalışan bir ülke, yokluklara ve belirsizliğe rağmen sinemasında üretmeye devam ediyor. Ukrayna, bugün sadece var olmaya değil, aynı zamanda anlatmaya da direnirken, U r the Universe gibi filmlerle imkansızlıklar içinde bile güçlü ve evrensel hikayeler kurabileceğini gösteriyor ve 1972 yapımı Solaris filmini sevenleri kendisine de davet ediyor.


%20(6.7)%20-%20.jpg)

%20(6.7).jpg)
%20(6.7)-3.jpg)
%20(6.7).jpg)





(7).jpg)
(7)-2.jpg)
(7)-5.jpg)
(7)-3.jpg)
(7)-4.jpg)
(8.3).jpg)
(8.3)-2.jpg)
(8.3)-4.jpg)
(8.3)-3.jpg)
(8.3)-sandra-huller.jpg)
%20(1985)%20(8,3).jpg)
%20(1985)%20(8,3)-glasha-flora.jpg)
%20(1985)%20(8,3)-2.jpg)
%20(1985)%20(8,3)%20elem%20klimov.jpg)
%20(1985)%20(8,3)-5.jpg)
(6,5).jpg)
(6,5)%20Samara%20Weaving-2.jpg)
(6,5)%20Samara%20Weaving--4.jpg)
(6,5)%20Samara%20Weaving--6.jpg)
(6,5)%20Samara%20Weaving--5.jpg)
(6,5)%20Samara%20Weaving--3.jpg)
(6.5).jpg)
-2.jpg)
-5.jpg)
.jpg)
(7.5).jpg)
(7.5)-3.jpg)
(7.5)-2.jpg)
(7.5)-4.jpg)